Ebeveynler “Eş Sorumluluk” Üstlenmeli

Ebeveynler “Eş Sorumluluk” Üstlenmeli

Çocuklarımız için her şeyin en iyisini isteriz. Sağlıklı ve mutlu olmaları ilk isteğimiz. Elbette başarılı ve sosyal bireyler olmalarını da arzuluyoruz. Aile ve çocuk gelişimine yönelik birbirinden değerli kitaplarıyla tanıdığımız Prof. Dr. Haluk Yavuzer’e göre, işte bütün bunları “eş sorumluluk” bilincinde olan anne ve babalar sağlıyor.

Çocuk eğitiminde anne ve babanın rol paylaşımı ne derece önemli?

Ben 70 yaşındayım ve hayatımın 49 yılını mesleğime verdim; şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, çocuk eğitiminin temelindeki en önemli etken ailedir. 1980’den beri yürüttüğüm tüm çalışmalarda anne ve babanın “eş sorumluluk” bilinci içinde hareket eden, çocuk sahibi olmayı planlayan, isteyen; gerek doğum öncesi gerek doğum

sonrası dönemde tüm sorumlulukları eşit düzeyde üstlenen bireyler olmaları gerektiğini gördüm.

Ülkemizde anne ve babalar, kendi çocukları konusunda eşit düzeyde sorumluluk üstleniyorlar mı?

30 yıl boyunca 9 bin aileye bireysel danışmanlık yaptım. Bir taraftan da daha sonra Anne  Baba Okulu’na dönüşen “Aile Çocuk Seminerleri” gerçekleştirdim. 20 bin aileye ulaştığımız bu projede, 32 saatlik bir program ile anne ve babalardaki tutum ve davranışları değiştirebildik. Ama katılanların sadece yüzde 20 ila 40’ı babalardı. Türk babası, çocuğu büyütme sorumluluğunu anneye bırakmıştı. Bu anlattıklarım “dün” için geçerli elbette...

“BABALAR ARTIK DAHA BİLİNÇLİLER”

Bugün babaların çocuklarıyla ilişkileri değişti mi?

O dönemde Çiğdem Kağıtçıbaşı hocamız, “Çocuğun Değeri” çalışmasında, ebeveynlerin çocukta aradıkları özelliğin “itaat” olduğunu saptamıştı. 2004’de bu çalışma tekrarlandı ve “itaat”in yerini “bağımsızlık/özerklik” kavramlarına bıraktığı görüldü. Sözünü ettiğim 9 bin aileden örneklemeyle aldığım 300 ailede, babaların yüzde 70’inin çocuklarına yeterince ya da hiç zaman ayırmadığını görmüştüm. 2014’te ise entelektüel, üst sosyo-ekonomik ve kültürel durumdaki bir baba, eşiyle birlikte doğuma giriyor. Babalar artık daha bilinçliler ve bunu çocuklarına yansıtabiliyorlar.

Annelerin çocukların hayatındaki yeri tartışmasız çok büyük. Peki bir çocuk için “baba” figürü ne anlam taşır?

Babanın rolü, annenin hamileliğiyle birlikte başlar. Eşini destekleyen babanın sağladığı rahat ortamla, kolay ve sorunsuz doğum yapan anne arasında olumlu bir ilişki bulunmuştur. Erken yaşlarda çocuklarıyla tensel temas kuran babaların, çocukların okul başarılarını olumlu yönde etkiledikleri saptanmıştır. Baba, ailenin toplumla ilişkilerini kuran önemli bir köprüdür. Ailede bir “güven supabı” olan babanın yokluğu durumunda çocukta bazı korkulara, güvensizlik belirtilerine ve sosyal gelişimde gecikmeye rastlanabilir. Babalarıyla yeterince birlikte olamayan, dolayısıyla özdeşleşme sürecini yeterince yaşayamayan çocukların cinsel kimlik geliştirirken baba modelinden mahrum büyüdükleri de görülebiliyor. Bu da olumsuz bir etkendir. Özellikle erkek çocuk için baba, sadece kişilik gelişiminde özdeşim modeli olmakla kalmaz, aynı zamanda cinsel kimlik gelişiminde de rol oynar. Baba, kız çocuk için de ayrı bir öneme sahiptir. Kız çocuğunun kendi babasıyla kuracağı iletişim, onun gelecekte karşı cinsle iletişimini de doğrudan etkiler.

“ÖNEMLİ OLAN KALİTELİ ZAMAN GEÇİRMEKTİR”

İşyerinde çocuğunu düşünüp yanında olamadığı için üzülen annelerin yüreğine su serpecek, babaları çocuklarıyla ilgilenmeleri konusunda motive edecek bilgiler istesek...

Annelerin çalışmasını her daim desteklerim. Kadının ekonomik bağımsızlığını elde etmesini ve mesleğini icra etmesini, benlik saygısını artırması açısından son derece anlamlı bulurum. Annenin yüzünün gülmesi çocuğa her zaman pozitif yansır. Bu sebeple anneler çalışacak, çalışmasalar da kendilerine zaman ayıracaklar elbette. Önemli olan çocukla saatler geçirmek değil, “kaliteli zaman” geçirmektir.

“Kaliteli zaman” tam olarak nedir?

Çocukla birlikte geçirilen zamanı sindire sindire, keyif alarak geçirmektir. Biz annenin bulaşık yıkarken çocuğa sırtını dönüp onunla bu şekilde sohbet etmesini istemiyoruz. İşini bitirsin, çocuğa yüzünü dönsün, göz teması kurarak ve dikkatle dinlesin. Sadece yarım saat de olsa çocuğundan başka hiçbir şey düşünmeden, onunla göz teması kurarak, onun anlayacağı dilden konuşarak zamanı paylaşan anne ve babanın yüreği rahat olabilir.

Çocuklar kaliteli zamanı nasıl algılıyor?

Çocuklar her şeyi anlar ve hisseder. Çocuk, “Babam beni seviyor, benimle birlikte müzeye gidiyor, beni maça götürüyor, birlikte balık tutuyoruz” diye düşünür. “Babam beni seviyor, bana oyuncak alıyor” diye düşünmez. Baba, çocuğuyla top oynarken işini düşünmeye devam ederse çocuk bunu hemen anlar. O da kaliteli zaman olmaz. Ben çocuğuyla aynı havayı gerçek manada soluyabilen ebeveynlerin geçirdiği kaliteli zamanı kast ediyorum.

Bebeğinize Güvenle Yedirebileceğiniz Meyveler

Mutlu Anne

Bebeklere katı gıdaya geçişle birlikte verilmesi gereken en önemli besin seçeneği meyvedir. Meyveler, açlığı bastıran ve sindirimi kolay olan besinler arasında yer aldıkları için ara ve ana öğünlerde bebeklere rahatlıkla yedirilebilir. 

Hava Soğudu Diye Üzülmeyin: Ailecek Yapabileceğiniz Outdoor Aktiviteleri ile Kaliteli Zaman Geçirin

Mutlu Anne

Havaların soğumasıyla birlikte insanlar kapalı mekanlarda daha çok vakit harcamaya başlıyor. Hareket özgürlüğünü ve sosyal hayatı kısıtlayan bu duruma çeşitli outdoor aktiviteleri ile çareler üretilebiliyor.